<_script /><_script />

Beni Unutma!...

Sana verdiğim mor menekşeyi gizli gizli öp beni HATIRLA!...

Hani unutmak bir mumun ömrü kadardı. Kaç mum eridi gözlerimin önünden hayalini eritemedi hiç biri. Hani imkânsızlıklar ellerimizde tükenirdi. Kaç imkânsız tükendi avuçlarımda bir sen kalakaldın parmak uçlarımda tek imkânsızım. Hani uçurumlara merdivenler yapardık, kenetleyip ellerimizi. Sensizlik mi uçurum, yaşamak mı seni sensiz bir başıma… Dokunmakla mı yaşanır anılar. Kıyamadığım tenine dokunmayalı kaç asır geçti hâlbuki. Peki, neden yaşamaktan usanmadı anıların.Kelimelerin karışıyor beynimin kıvrımlarına. Sen başka tenlerde erirken ben senin kokunda tükeniyorum. Gitmek kolaydı sen gitmeyi seçerken ben hiç gidemeyen olmuştum hâlbuki. Kendime bile itiraf edemediğim sevgini yaşamayı seçen olmuştum.

Tek yanlışın doğrularımı sildiğin yerdeyim. Senle başladığım ve bir daha hiç ayrılamadığım yerdeyim. Sense benden sonra tükettiğin kim bilir kaçıncı sevdanda…Ama o sonsuz sevgiyi sonsuz kılan parçayım şimdi. Sense puzzle’ mın kayıp parçası. Hani yeniden severdi insan. Denemedim zannetme. Seni silmek için tutundum bir başkasının avuçlarına, beni yabancı ellere nasıl bıraktığını hiç kabullenmeden. Belki de bir aldatmacanın başrol oyuncusu olarak, kalbimin kapılarını kapatıp yüreğimi susturarak…Sana yazılmadı bu satırlar üstüne alınma. Bu satırlar yüreğimin sessiz konuşması sadece. Dillenmeden ağlaması, sesini hiç duyuramadan tekrar tekrar susması belki de…Kaç yıl geçti oysa sen umarsızca gideli. Hani görmeden sevemezdi insan. Oysa yüzündeki tüm çizgiler ezberimde hala ve kaldı ki kalbimden nasıl silinsin suretin…İşte yine sensizlik kokan bir gecenin demindeyim. Sen gideli güneş doğdumu sahi… Denizin yosun kokusu yayıldı mı yine kente. Martı çığlıkları sardı mı gökyüzünü ya da gökyüzü aynı mavi mi. Sen gideli gece buralarda. Gökyüzü hep siyah, deniz yosun kokmuyor. Dalga sesleri sustu. Yağmurlar yağar bazen gözlerime, sen gittin gideli mevsim hep kış buralarda. Buzdan bir yatak seriliyor ayaklarımın bastığı yerlere.

Hani ben gülmekten hiç vazgeçmezdim. Şimdi neden sahte gülücükler var yanak kıvrımlarımda. Neden ıslatıyor yağmur damlaları birer çiğ olup yanaklarımı. En sevdiğim mevsim bahardı şimdi anlıyorum baharımda sen. Papatyaların, üzerine serilip gökyüzünün mavisini seyretmek gibi hala seni düşünmek. Gelincik tarlasına yol almak gibi hayalinde yaşamak. Galata’dan İstanbul’u seyretmek gibi fotoğrafında uykulu gözlerim, yastığıma sığınıp sana uyanmak…Söyle savurabilirmiyim kalbimden seni ötelere. Ya da kaç uzak alır götürür seni benden. Kaç asır unutturur sevdanı…


Hani unutmak bir mumun ömrü kadardı? Kaç mum eritmeli daha? Yüreğime akıtmadan sevgini ya da kaç mum sığdırmalı hayatıma seni unutmak için?


AsKIN-GoZYaSLaRI

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu


Yorum yaz! :: Arkadaşına Gönder!

4 yorum yazılmıştır
  1. Yazan: isimsiz | Tarih: 2009-08-23 11:00:01
    Konu: yorgunum
    beyaz bir elbise ile verdim kendimi bir ucurumun ucunda esen yele,
    bin bir yama var rüzgarla kopmak isteyen, heryerim paramparca, elbisemdeki bicak izleri degil, yollarindaki taslar ile kesilenlerle savruluyor cansiz bedenim, ne ileri gidebilirim ne geri, önümde allah ardimda sen varsin ne etmeli...
    tasimaz sarablanmis hi bir agac bunca yamayi,
    yagmur yaslariyla titremeye susuyor beni sagdan sola tokatlayan rüzgarlar,
    dahada agirlasiyor tasidigim yük, süzülüp akmasin verilen hic bir keder.
    ac ellerini ey sahim her gün batiminda ac kalmis yüreginle, ne dilersen dile, nereye gidersen git... GÜN BATIMINDA DUALARIM SENINLE




    Bağlantı »

  2. Yazan: isimsiz | Tarih: 2009-03-21 17:03:39
    Konu: yazıların hakkında
    cok güzel mükemmel hatta:)

    Bağlantı »

  3. Yazan: isimsiz | Tarih: 2009-03-02 19:32:32
    Konu: helal
    gardaşım

    Bağlantı »

  4. Yazan: osmankuey | Tarih: 2009-03-02 18:51:07
    Konu: HARİKA
    Şiirsellik ve ifade harika.Bana göre mutlu aşk yoktur.Bloğumda yazdığım gibi mutlu aşk yoktur

    Bağlantı »